ASKON Konya Şube Başkanı Atilla Sinacı, plastik ham maddesinde yaşanan yüzde 100’ün üzerindeki fiyat artışlarının, petrokimya üreticisi konumundaki kartellerin salgın sürecini bahane göstererek fabrikalardaki üretimi durdurması ve arzı kısması sonucu hammaddenin piyasada azalmasından kaynaklandığını belirtti.
Başkan Sinacı, “Ocak 2020’de uluslararası piyasada tonu 850 ila 900 dolar arasında işlem gören PVC fiyatları pandeminin etkisiyle dünya ekonomisinin kapanmasıyla ikinci çeyrekte 700 dolara kadar gerilemişti. PVC fiyatları 2020’nin ikinci yarısından itibaren yaşanan arz sıkıntısı nedeniyle hızla yükselmeye başladı.
Plastik hammaddesi fiyatları son 6 ayda, dolar bazında yüzde 100’den fazla zamlandı. 2020’de petrol fiyatı 50 dolar iken 1.000 dolar/ton olan pvc hammaddesi 2021 yılında, petrol fiyatı 70 dolar olmasına rağmen 2 bir dolar/ton seviyelerini geçmiş bulunmaktadır.
Bu fahiş fiyat artışları nedeniyle bir hammadde şoku ve tedarik sorunu yaşanıyor. Türk plastik sektörü ülkemizin yüz akı sektörlerinden bir tanesidir. Üretim kapasitesi bakımından Almanya’nın ardından Avrupa ikincisi, dünya yedincisi durumundadır.
Üretiminin yüzde 4’ünü ihraç eden bir sektördür. 11 bin firma ve 300 bin çalışanı ile (kabaca) 1.2 milyon vatandaşımızı doğrudan; hayatımızın her alanında kullanılıyor olması hasebiyle 83 milyon vatandaşımızın tamamını da dolaylı olarak ilgilendirmektedir.
Ülkemiz açısından bu kadar kritik bir öneme haiz olan sektör, maalesef yıllardır hammadde tedarik ve ithalat sıkıntısı yaşamaktadır. Ülkemizde üretim yapmakta olan Petkim-Socar hammadde ihtiyacının sadece yüzde 15 ini karşılayabilmekte ve yüzde 85’lik kısmı ithal edilmek zorunda kalınmaktadır.
Çin’in ardından dünyanın en fazla plastik hammaddesi ithal eden ülkesi Türkiye’dir. Bu konuda yerli üretim kapasitemizi üst seviyelere çıkarmak zorundayız.
Türkiye’de hızla büyümekte olan plastik geri dönüşüm sektörünün de yurt içi arz güvenliğine büyük fayda sağlayacağını, yurt içinde sağlıklı işleyen bir toplama-ayrıştırma sistemi kuruluncaya kadar plastik atık ithalatına yoğun denetimle devam edilmesi önemlidir” dedi.
MDF TEMİNİNDEN AKSAMALAR VAR
Bir başka hammadde sıkıntısının mobilya ürünlerinde olduğunu dile getiren Sinacı, “
Mobilya hammaddesi olan MDF, sunta ve sünger döşeme malzemelerinde maliyetlere yüzde 130-150 civarında bir artış geldi. Enflasyonun yüzde 15 olarak açıklandığını ama mobilya ve ev eşyasında yüzde 25 oluşmasının sektörü olumsuz etkiledi.
Şimdiye kadar görülmemiş bir durumla karşı karşıyayız. Özellikle hammadde düzeyinde yurtdışı talep çok fazla, bu hammaddeler yurtdışına gidiyor. Bu durum da İç piyasada fiyatların artmasına vesile oluyor.
Yine İnşaat sektöründe girdi maliyetlerinin özellikle ana ürün olarak başta demir ve çimento fiyatlarının fahiş artışı, yeni üretime girecek inşaat şirketlerini zor durumda bırakmıştır. Bu şartlarda üretilecek yeni konutlar, kullanıcı adına yüksek fiyatlar demek olacaktır. Konut ve ticari alan alacak kişilerin alım gücü düşmüş olacak. Hammadde fiyatlarında bu yükselişin durdurulması için önlemler alınması gerekmektedir. En azından enflasyon oranlarında artışlar sağlanmalıdır” diye konuştu.
Sinacı, genelde Türkiye, özelde Konya’nın çok iyi bir ihracat performansı sergilediğini, bu ivmenin düşmemesi için hammadde ve lojistik problemlerinin kısa sürede çözülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.